Kişisel Gelişim

Mevzu, otomatik pilottan çıkmak gerektiğini fark edebilmek.

Zihnimizde herkesi ve her şeyi yargılayan bir yargıç vardır. Havayı, kediyi, köpeği bile. İçsel yargıç, her şeyi, Yasa Kitabına göre yargılar. Ne yapıp ne yapmamamız gerektiği, ne düşünüp ne düşünmememiz gerektiği, ne hissedip ne hissetmememiz gerektiği, her şey ama her şey bu Yargıcın tiranlığı altındadır. Yasaya aykırı davrandığımız her hareketimizde, Yargıç suçlu olduğumuza karar verir. Cezalandırılmamız ve utanç duymamız gerekir. Bu suçlama yaşamımız boyunca her gün defalarca olur.

Bu yargılamalardan payını alan başka bir parçamız daha vardır. Bu parçamıza kurban denilir. Kurban, suçlamayı, suçluluk duygusunu ve utancı taşımak zorundadır. Bu parçamız şöyle der; ” Zavallı ben. Yeterince iyi değilim, yeterince zeki değilim, yeterince güzel değilim, sevgiye layık değilim, zavallı ben. ” Büyük yargıç buna katılır ve yanıt verir; ” Evet, yeterince iyi değilsin. ” Ve tüm bunlar asla kendi başımıza inanmayı seçmediğimiz inanç sistemine dayanır. Bu inançlar öylesine güçlüdür ki, yıllar sonra bile, yeni kavramlarla karşılaşıp, kendi kararlarımızı kendimiz vermeye çalıştığımızda bile, yine de bu inançların yaşamımızı kontrol ettiğini görürüz.

Kişisel gelişim, kendini fark edebilme yolculuğunun yoludur ve elbette sonu yoktur, “hediyeler” yoldadır.

“Sona çizdiğin resim seninse, harekete geçersin.”